Sabancı Üniversitesi ve digitalSSM yürütücülüğünde başlatılan, Teknolojik Sanat Eserlerinin Korunması başlıklı araştırma projesi, Ocak 2020’den itibaren yaratıcılık ve teknoloji platformu Digilogue işbirliğiyle devam ediyor.

Günümüzün en çarpıcı konularından ‘dijital dönüşümü’ konu alan Digilogue, Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi’nin arşiv ve araştırma alanı digitalSSM’nin bu anlamda hayata geçirdiği “Teknolojik Sanat Eserlerinin Korunması” başlıklı projeye katkıda bulunarak, “Dijital sanat ne kadar yaşayabilir?” sorusunun yanıtlarını sektörün profesyonelleriyle cevaplayacak. Digilogue, bugüne kadar dijitalleşme adına gerçekleştirdiği projeler ve bu kapsamda edindiği network’ten yola çıkarak bu programa da yeni bir perspektif katmayı amaçlıyor.

Proje kapsamında dijital medya, video, interaktif sanat, bilgisayar grafikleri ve animasyonları gibi yeni medya teknolojilerine olan ilginin hızla arttığı günümüzde, bu tür sanat eserlerinin, teknolojideki hızlı dönüşüm göz önüne alınarak geleceğe nasıl taşınacağı sorusunun cevapları aranacak.

Sanatı, bilgiyi bir miras olarak esas alan ve bunların korunabilmesi, erişilebilmesi adına yeni bir strateji geliştirerek dijital arşivlenmeye teşvik eden digitalSSM, öncülük ettiği “Teknolojik Sanat Eserlerinin Korunması” projesine Kasım 2019’da gerçekleştirdiği panel ile başlangıç yapmıştı.

15 Kasım 2019’da “Dijital Sanat Geleceğe Nasıl Taşınacak” konulu bir panelle programa başlayan SSM, “Yazılım Tabanlı Sanatın Korunması”, “İnternet Sanatının Korunması” gibi çarpıcı konulara değinmiş, 16 Kasım’da ise birçok yerli/yabancı kurumlardan da katılımın gerçekleştiği önemli isimlerle beraber “Zamana Dayalı Medya Konservasyonu” konulu bir atölye çalışması gerçekleştirmişti. Proje, 13 Aralık’ta gerçekleşen “Dijital Sanat Eserleri Zamana Nasıl Direnir” konulu konferansla devam edip “Medya ve Dijital Sanat Eserlerinin Medya Arkeolojisi Bağlamında Yeniden İnşası” üzerinde durmuştu.

Bu sene ise ilk etkinlik; 17 Ocak’ta Foundation of Arts Initatives Yönetim Kurulu Başkanı Vasıf Kortun ile beraber başlayacak. Kortun, “Anıt ve Belge, Eser ve Arşiv arasında Sanatçı Pratiği: Eşit Olmayan Koşullar, Küresel Beklentiler” başlıklı konferansa ev sahipliği yapacak. Kortun, bu konuşmasında, ‘Yeni’ Teknoloji var mıdır, varsa ne anlama gelir? Fiziki ve dijital

sürümlerin sürekli yenilendiği bir zamanda sanatçı, küratör ve kurumun, belge ve esere karşı dürüstlüğü nasıl gerçekleşir? Etik kıstaslar nedir? Soru, zamanımızda sanatçı eser ve arşivlerinin kaybolması değil, aksine kaybol(a)maması olabilir mi? Ekonomik koşulların yetersiz, kurumsallaşma ve teknolojik imkânların yaygın olmadığı ortamlarda koruma sorunlarını nasıl değerlendirebiliriz?” gibi belli sorulara değinmeye çalışacak.

2020 boyunca bu iş birliği ile önümüzdeki aylarda güncelliğini koruyacak olan program Şubat ayında “Sanal Gerçeklik Eserlerinin Küratörlüğü ve Korunması”, Nisan ayında “Ağ Tabanlı Sanat Eserlerinin Yaşamları”, Mayıs’ta ise “Web Arşivleme – Gelecek için bugünü Toplamak” konularına panellerle yer verecek. Dijital sanatın farklı disiplinlerdeki iz düşümünü irdeleyen panellerle dijital sanatın geleceğini ele alacak.

Ocak – Mayıs döneminde 5 günlük panel serisi olarak ilerleyecek program dahilinde farklı kurumlardan akademisyenler, medya ve dijital sanat konservatörleri, yazılım mühendisleri, araştırmacılar, sanatçılar, sanat profesyonelleri ve bilgi yöneticilerinin katılımı sağlanacak ve teknolojik sanat eserlerinin korunması, yazılımın bu anlamanda oynadığı rol, internet ortamında eserlerin korunması, teknolojik sanat eserlerinin gelecekte de erişebilir olması için yapılacak etkin stratejiler gibi konular uzmanlarıyla tartışılacak.i

Etkinliğe kayıt olmak için link‘e tıklayın