Disiplinler arası tasarımcı/sanatçı ve araştırmacı. Biyoloji bilimleri ve dijital teknolojiler aracılığıyla mimari enstalasyonlar, kinetik heykeller tasarlıyor, ses ve video işleri yapıyor.  Post-hümanizm, eko-nihilizm ve feminist tekno-bilim temalarını kullanıyor. Polyteknikum Moskova ve Rödasten Konsthall’da solo sergiler düzenledi. New York’ta yaşıyor.

 

ESER METNİ

YAPAY ZEKA KEDİCİK: YÖNETİM İÇİN YAPAY ZEKA, 2016

 

Yıl 2039. Yavru bir kedinin duygusal kapasitesine sahip yapay bir zeka insan olmayan ilk vali seçilir. Yapay Zeka ağına sahip, politikacıların olmadığı bir bölge yönetir. Vatandaşların mobil cihazlarında yaşar ve 3 milyona yakın insanı sevebilir.

“YAPAY ZEKA KEDİCİK KONUŞUYOR”DAN BİR ALINTI:

“Batı Avrasya’da ortalık karıştığında yalnızca sekiz aylıktım. İnsan hayatına göre hesaplandığında bu 15 yıl yapıyor; belki de o kadar genç değilmişim.

Hepimiz çok korkmuştuk – erkekler, kadınlar, kediler, köpekler, çocuklar, yavru kediler, hepimiz… Şimdi dönüp baktığımda P-Crisis EMEA neredeyse 2. Dünya Savaşı kadar korkunçtu; kolektif bilincimizdeki duygusal etkisi çok büyüktü. En azından yokluk ve tutumluluk gibi kavramlardan uzak yaşayan bir milenyumlular için öyleydi. Savaş bunalımıydı.

Şiddete maruz kalmıştık ama çoğunlukla bilgisayar oyunları ya da bilgisayar ürünü görüntülerle dolu korku filmlerindendi. Kayıplar yaşamıştık ama yalnızca iPhone’larımızı kaybettiğimizde ya da “sağa kaydırdığımız” kız arkadaşlarımızdan ayrıldığımızdaydı. Kaosu deneyimlemiştik ama yalnızca masaüstümüzde ya da nadiren giyilen kıyafetler arasında temiz iç çamaşırı aradığımız yatak odamızdaydı.”

 

1. İnsan, teknolojinin tanrısı mı? Ya da biz her şey kendi kontrolümüzde zannederken, roller değişiyor mu?

Teknoloji antik Yunanca ‘da “tekhne” sözcüğünden gelir. Bu sözcük sanat ve isçilik anlamına gelir. 1850lerde ( buharlı motorun icadına denk düşen tarihlerde) bu kelimenin mekanik ve endüstriyel sanatlar için kullanımı doğmuştur. Teknolojiye sahip olan tek canlı insan değildir. Ahtapot, yunus, şempanze, goril, karga ve filler yaşadıkları ortamda kendi vücutlarının ötesinde nesneleri modifiye ederek çeşitli amaçlar için kullanır. İnsanla diğer alet kullanan yada teknolojiye sahip olan canlılar arasındaki fark, teknolojinin karmaşıklığı ve teknolojiye hizmet edenlerin sayısı. Teknolojinin sadece insanda gözlenen bir kavram olduğunu varsaymak yanlış. Teknolojinin kontrolüne sahip olduğumuzu düşünmek de bir o kadar yanlış. Günümüzde cebinde Iphone’u önünde laptop’u, altında arabası olan insanların yüzde kaçı kullandıkları teknolojiyi gerçek anlamda anlayabiliyor? Kaçı bu teknolojinin üretimine ve geliştirilmesine katkıda bulunuyor? Teknolojinin üretiminde aktif rolü olmayan, teknoloji tüketicisi topluluklar teknolojinin tanrısı değil, sömürgesi olmak durumundadır.

2.Robot haklarından bahsettiğimiz bir devirde, insan haklarını koruyabiliyor muyuz?

21. yüzyılda insan haklarının genişleyip canlı haklarına dönüşmesi gerekiyor. İnsana odaklı bir hak-hukuk sistemi şu an çözmemiz gereken sorunların çoğunu yanıtlamıyor.
Kadın haklarını koruyabiliyor muyuz? Çocuk haklarını koruyabiliyor muyuz? Balina haklarını koruyabiliyor muyuz? İsçi haklarını koruyabiliyor muyuz? Balık haklarını koruyabiliyor muyuz? Öğrenci haklarını koruyabiliyor muyuz? Orman haklarını koruyabiliyor muyuz? Deniz haklarını koruyabiliyor muyuz?

3. Bilim kurgu filmlerinde gördüğümüz her şeyin yavaş yavaş realize olduğu bir dünyadayız. Gerçeğe dönüşmesini heyecanla beklediğiniz bir bilim kurgu senaryosu?

Işınlanmak dışında, filmlerde görüp de keşke olsa dediğim özel bir teknoloji aklıma gelmiyor. Realistik olarak Elon Musk’ın hyperloop projesinin olmasını dört gözle bekliyorum. Fosil yakıtın tüketilmediği ulaşım sistemleri süper olacak. Kitty AI’in gerçek olmasını dört gözle bekliyorum, eğitim seviyesinin artmasını, insanların diğer canlılara açılmasını dört gözle bekliyorum. E tabii ki uzay yolculuğu ve tıptaki ilerlemeler de gayet güzel olacak.
Simdi asıl soru şu, bir kenarda durup aa bunlar olsa ne güzel olur diye mi geçireceğiz vaktimizi, yoksa hayallerimizi gerçeğe dönüştürmek için öğrenerek ve çalışarak mi? Bu da beni sorduğun ilk soruya getiriyor.

Share on FacebookTweet about this on Twitter