Digilogue, dört senedir kurduğu gelecek düşüne, Abdülcanbaz’ı 49 yıllık uykusundan uyandırarak devam ediyor!

Teknolojinin hayatımızı, yaratımlarımızı, ürettiklerimizi ne kadar etkilediği, yaratıcılığımızı ne kadar tetiklediğini odağına alan Digilogue, Turhan Selçuk’un Abdülcanbaz karakteri aracılığıyla 50 sene önce önce tasvir edilen gelecek, günümüz ve günümüzde hayali kurulan arasında bir köprü oluşturuyor. Turhan Selçuk, özgür bir sanatçı olmanın gerekliliklerini her dönemde göstermiş ve insan hakları, eşitlik ve adalet gibi konuları savunmaktan vazgeçmemiş bir sanatçı. Abdülcanbaz da süphesiz ki bu kimliklerini en çok vurguladığı çizgi karakteri olarak öne çıkıyor. Abdülcanbaz’ın nükteli dilinde; toplumsal konuları geleceğe gönderme yapan yol gösterici bir tavırda ele alıyor.  Bugün, geriye dönüp baktığımızda hem Türkiyeli hem de Dünyalı olabilmeye imkan sağlayan duruşun altını çizen fikirleri de beraberinde getirdiğini görüyoruz. Aydın kimliği ile dünya sanat tarihinde özgün bir yer elde eden Turhan Selçuk’un vizyonu, günümüz yaratıcı topluluklarına yol göstermeye devam etmektedir. Digilogue, içerisinde bulunduğumuz teknolojik gelişmelere dair yeni bir bakış açısı kazandırmaya ve eşitlikçi hakları ve bilgi paylaşımını herkes için mümkün kılmaya çalışırken, yürüttüğü bir dizi ücretsiz panel ve atölye çalışmalarında; yapay zeka ve ona tanınan hukuki haklar, veri mülkiyeti gibi konuları ele alıyor. Bundan 50 sene önce Turhan Selçuk’un aynı konu başlıklarını bir İstanbul beyefendisi olan çizgi karakteri Abdülcanbaz üzerinden irdeliyor olmasının bir tesadüf değil, teknolojinin getirdiği bilginin üst seviyeye taşınabileceğini de işaret eden bir yaklaşım. Teknolojik gelişimin Türkiye’deki içsel yolculuğunu bir İstanbul beyefendisi olarak nitelendirdiğimiz Abdülcanbaz kimliği üzerinden ele almak kendi sosyopolotik hafızamız içerisinde bir yolculuğa götürüyor bizleri.

“Bizim için önemli olan, Turhan Selçuk gibi bir sanatçının bakış açısını görünür kılabilmek – ve onun 70’ler Türkiyesi’nde bilimdeki gelişmelerden etkilendiği alanlar ve günümüz arasında bağ kurabilmekti. Geleceğin bir zaman dilimi olarak var olup olmadığını sorgulatabilmekti.” sözleriyle projeyi tanımlayan Digilogue Artistik Direktörü ve projenin yaratıcısı Lalin Akalan, bu proje özelinde kurduğu yaratıcı ekiple; yönetmen Onur Şentürk, animasyon sanatçısı Aynur Kazaz ve müzisyen Tolga Böyük, Turhan Selçuk’un zihinlerde canlanan çizgi roman serisini, günümüz insani ve teknolojik değerlerinden çıkarımlar yapan bir simülasyona dönüştürüyor. Ülkemizdeki teknoloji hafızasının işlevsel olduğu kadar fikirsel geçmişini irdelemek ve gelecek de daha iyi bir misyon yüklenmesine katkı sunmak da Digilogue’un en önemli adımlarından biri.

Abdülcanbaz karakteri; tanınan, sevilen, zamanının çok ötesinde, belki bugün bile hikayeleri fütürist kalabilen bir beynin eseri. Turhan Selçuk’un 50 sene önce gündeme getirdiği konular, günümüz teknolojisi ile insanların yeni dönemdeki alışkanlıkları arasına güçlükle giriyor.

Abdülcanbaz karakterinin dünyasından aldığı ilhamı günümüz teknolojisinin getirdiği okumalarla farklı zihinlere taşıyan seri, dört filmden oluşuyor. Olasılıklar, Bolluk, Makine-İnsan ve üç filmin birleşimi niteliğindeki “Geleceği Tasarlamak” ana filmi. Digilogue, yarattığı bu film serisi ile; bilim kurgu janrasının geleceği hayal edebilme gücü ile birlikte geleceğin bir zaman dilimi olarak nerede olduğunu ve hangi zaman dilimi içerisinde tasarlandığını sorguluyor. İnsanlığın taşıyıcısı olma sorumluluğunu hatırlatıyor.

BOLLUK

Yenilenebilir bir teknoloji nasıl oluşturabiliriz? Doğayı nasıl koruyabiliriz? Abdülcanbaz’ın ikonik çizimlerinden “atom çekirdeğini çeken insanlar sürüsü” ve “kürsüde robot haklarını savunan Abdülcanbaz” imgeleri aklımıza şu soruları getiriyor; Biz mi bilimi ileriye çekiyoruz, bilim mi bizi bir yere götürüyor? Doğal kaynakları korumak için geliştirilen bu teknolojiler neden bizi bolluğa götürmüyor? Kendimizi bir adım geride tutup, tüm canlılar için eşit hakları talep ettiğimiz zaman hayalini kurduğumuz o bolluğu gezegenimizde yaratabileceğiz. Abdülcanbaz’ın ikonolarından günümüz teknolojisine bir yolculukla “bolluk” sorgusuna, siz de katılın.

OLASILIKLAR

Tüm dini kitaplarda, öğretilerde karşımıza çıkan o elma; yasak elma mı, kutsal elma mı? Bu hikayede elmanın öğretileri ondan bir adım geride durmamızı sağlıyor. Onun hikayaye dahil olmadığı olasılık yaşanıyor… Tutkularınızdan vazgeçtiğinizde neler olur? Somutlaşmış düşünceleri terk ettiğinizde hayat size neleri bahşeder? Cinsiyet ayrılığını terk ettiğinizde karşınıza neler çıkar? Daha ileri bir dünya, daha ileri bir dünya düzeni hayalinde “olasılıklar”a teslim oluyoruz.

MAKİNE-İNSAN

“Bilince implantlar takılarak dijital aygıtları uzaktan yönetebilmek.” Bilim kurgu dünyasının yıllardır gündeminde olan bu kavram, günümüz teknolojisi ile mümkün kılınıyor. Her yeni buluş, yeni varoluşları da beraberinde getiriyor. İnsanlığın makine ile yaşadığı tutkulu birliktelik yeni bir türün sinyallerini mi işaret ediyor? Elektronik aygıtların insan beyni üzerinden kontrolü gündemimizi uzun yıllar meşgul edecek biliyor; makine – insan birlikteliğini heyecanla takip ediyoruz.

GELECEĞİ TASARLAMAK

Gelecek kavramını neden tanrısallaştırır insan? Gelecek zihnimizdeyken onu ulaşılmaz kılmak neden? Gelecek tasarlanabilecek bir yer mi? Geleceği tasarlamak istiyorsak öncelikli değişikliği kendimizde yapmamız gerekmez mi? Bu sorular zihnimizde yankılanırken Turhan Selçuk’un resmettiği gelecek hikayeleri ile yüzleşiyoruz. Teknolojik olarak 2019’dan pek farklı bir dünya ortaya koymasa da insani mesajları günümüzden çok daha ileriye götürüyor bizleri. Çok daha etik, eşit ve paylaşıma açık bir dünya mümkün mü? Ötekileştirmeyen bireylere dönüşebilir miyiz? Teknoloji üzerinden geleceğe ne taşıdığımıza bakarken değer yargılarımızı da gözden geçirmenin zamanı geldi!

Abdülcanbaz’ın Uzay Kıyıları, Yıldız Savaşları, Uzay Katları serilerinden esinlenerek günümüzde konuşulan geleceği sorgulayan seri; insanlığın şu anda aklını ve gündemini meşgul eden robot hakları, verinin korunması gibi konuların beraberinde getirdiği soruları, korkuları ve öğretileri 3 farklı animasyonla dile getiriyor. Digilogue’un herkes için eşit haklar yaratan bir gelecek düşüyle paylaştığı bu hikaye, Seagull Crow & Partners katkılarıyla filme dönüştürülmüştür.  Bize yol gösteren Turhan Selçuk’a saygılarımızla!

Film by Digilogue

Created by Lalin Akalan

Director: Onur Şentürk

Production Manager: Aynur Kazaz

Animation: Aynur Kazaz

Project Manager: Deniz Akgüllü

Scenario & Script: Lalin Akalan

Script Advisors: Yiğit Bengi, Uygur Yılmaz

Voice Talent: Canan Ergüder

Theme Music + Sound Design: Tolga Böyük

Suppeorted by Seagull Crow & Partners