Dünyanın en önemli elektronik müzik fesivallerinden Sónar, bu yıl 25 yaşında. Festivalin İstanbul ayağıysa geçtiğimiz sene ilk defa düzenlenmiş ve çok ses getirmişti. Bu sene 6-7 Nisan tarihlerinde yeniden Zorlu PSM’de gerçekleştirilen festival, müzik dünyasına dair üretim yapan müzisyenden akademisyene, araştırmacıdan bilim insanına pek çok ismi bir araya getirdi; müzik festivali olmanın da ötesine geçip, öğretici ve deneysel bir platform sundu. 100’ün üzerinde sanatçıyı konuk eden festivalde Digilogue sunumuyla gerçekleştirilen görsel-işitsel performanslarsa en dikkat çeken bölümlerdendi. Görsel-işitsel performanslara son yıllarda hemen her festivalde yer ayrılıyor ve herkesin ilgisini çeken bir alan oluyor. Sanatçının yaratıcılığını teknoloji sayesinde sınır tanımaz bir hale getirmesi açısından oldukça önemli. Multidisipliner çalışmaların da önünü açan bu tür performansların arkasında kimi zaman tek bir sanatçı kimi zamansa bir grup olabiliyor. Sónar İstanbul’un ardından akılda kalan görsel-işitsel performanslara bir kez daha bakalım!

I Spy with My Machine Eye

Avustralyalı spekülatif mimar ve film yönetmeni Liam Young ve elektronik müzik yapımcısı Forest Swords, I Spy with My Machine Eye ile Sónar İstanbul’un en çok konuşulan işlerinden birine imza attılar. İlhamını yine Liam Young’ın yönettiği, bir drone’un gözünden gezegeni dolaşan In the Robot Skies kısa filminden alan bu iş, yeni çağın hem ürperten hem de umut veren gerçekliklerine doğru bir yolculuğa davet ediyor. Young, film yapımında lazer scanner ve drone’ların kullanımına çok önem verir. Hatta öyle ki Wired Dergisi yönetmenin filmlerinde “bu araçların bir üretim aracı değil filmin yıldızları” olduğunu bile yazmıştı. Bir yandan bilim kurgu filmleri çekerek hayaller kuran ve kurduran Young, bir yandan da geleceğin olasılıklarını araştıran projeleriyle gerçek dünyadan ayağını kesmiyor. Sanatçı bu sıralardaysa Unknown Fields adında göçebe bir tasarım stüdyosu fikri üzerine çalışıyor. Çağdaş şehirler, arkasında yatan teknoloji ve bunun getirdikleri Young’ın ilgisini çeken kavramlar.

Phaenomena

Tokyo’da yaşayan medya sanatçısı, etkileşim tasarımcısı, programcı ve DJ Daito Manabe, Satoshi Horii ile ortak üretimi Phaenomena isimli işiyle Sónar Screen’in konukları arasındaydı. 24 metrelik bu ekranda canlı performası, ziyaretçilere görsel-işitsel bir şölen yaşattı diyebiliriz. Hayatı boyunca reklamcılık, tasarım ve sanat alanlarında birçok ödül kazanan Manabe, şimdiye kadar Dolce&Gabbana Sonbahar/Kış 2018-19 defilesinden OK GO’nun Obsession isimli müzik videosuna, Making of Björk projesinin yapımından Louis Vuitton x Fragment pop up dükkanının duvarlarına kadar pek çok mekanda karşımıza çıktı. Phaenomena isimli performansında ise yeteneğini açıkça yansıtıyor; insan vücudunu, veriyi, programlamayı ve bilgisayarı ele alarak analog ile dijital, gerçekle sanal arasında köprüler kuruyor.

Hakanaï

Görsel-işitsel performansların ilki Hakanaï’ydi. 40 dakikalık bu solo performansın arkasında; jonglör, sanatçı ve bilgisayar uzmanı Adrien Mondot ile grafik tasarımcı Claire Bardainne var. Fransız ikilinin Lyon merkezli şirketi Adrien M & Claire B, teknolojiyi son demlerine kadar kullandıkları işlerinde merkeze deneyimi ve insan vücudunu alıyor. Matematik teoremlerinden ilham alan ikilinin eserleri, gerçek ve sanal kelimeleri bilgisayar araçlarıyla birleştiriyor. Sanatçıların Sónar’da yer alan üretimleri Hakanaï, yarı saydam bir perdeden oluşan küpün içinde gerçekleştirilen performansta küpün içindeki sensörler dansçının hareketlerini algılayıp onunla beraber “dans eden” görseller ortaya çıkarıyor. Bu nefes kesici performansa adını veren Hakanaï, Japonca’da “kalıcı olmayan”, “kırılgan”, “unutulup giden” ve “rüya ve gerçek arasında” gibi anlamlara geliyor. İlk olarak 17 Mart 2015’te New York’un ünlü sanat mekanlarından BAM Fisher’da gösterilen performansın görsel ve sesleri canlı olarak oluşturulması sebebiyle ortaya sayısız farklı iş çıkıyor.

Hyper_hologram

Ses, görsellik ve karma gerçekliği harmanlayan anonim elektronik müzik ikilisi c/a’nın projesi olan Hyper_hologram, yapay zeka ve makina öğrenimi uygulamalarının bir yansımasını sunuyor. Canlı performanslardan karışık şovlara uzanan bu sanatsal iş, çok boyutlu bir vektörü dans pistine çevirerek izleyenleri dans ettiriyor! Hyper_hologram aynı zamanda müzisyen ikilinin öncüsü olduğu digital magicalism’in en iyi örneklerinden biri.

Synthesis

Arkasında Ethem Cem, Tiber Ergür, Enes Özenbaş ve Cihangir Arslan’ın imzası olan Synthesis, iki gün arka arkaya gösterilen işlerden biriydi. 24 metrelik dev ekranda toplam 12 dakikalık canlı performans sunan bu iş, doğanın bütünlüğüyle ilişkimizi sorgulayan/pekiştiren bir görsel-işitsel performans. Sistemin bir bütün olarak değerlendirilmesi fikrinden yola çıkan iş, bütünün parçaların davranışını etkilediğini savunuyor. Sanatçılar matematik, geometri ve biyolojinin yanı sıra, hafızanın görselleştirilmesi, insan olmanın getirdikleri gibi konularda da üretim yapıyorlar.

Unieqav

Alva Noto adıyla tanıdığımız Alman sanatçı ve müzisyen  Carsten Nicolai’ye yönetmen Alejandro González Iñárritu’nun son filmi The Revenant için yaptığı film müziklerinden de aşinayız. İşlerinin felsefesini “indirgemecilik”e dayandıran; New York Solomon R. Guggenheim Museum, San Francisco Museum of Modern Art, Paris Centre Pompidou ve Londra’daki Tate Modern gibi ünlü noktalarda sahne alan sanatçı Sónar sahnesinde de kusurlu elektronik sesler üzerine oluşturduğu son projesi “Unieqav” ile herkesi kendine hayran bırakmayı başardı. Sanatçının “suyun altına dalmanın sesinin temsili” olarak tanımladığı “Unieqav” ayrıca, sanatçının 2008 imzalı Unitxt ve 2011 imzalı Univrs albümlerini takiben çıkardığı, üçlemenin son albümü olma özelliği de taşıyor.

Hero ヘロ

Festivalin en sıra dışı işlerinden biri yine iki gün ardı ardına SonarScreen’de gösterilen mekana özel enstalasyon Hero ヘロ oldu. Onur Sönmez ve Motoi Shimizu’nun Mandalay enstalasyonundan sonra ikinci kıtalararası işbirliği olan bu iş, “her insanın hayatının bir noktasında balinanın karnına doğru yutulacağı” fikrine dayanıyor. Bir balinayı gerçek boyutunda izleme olanağı sunan iş, sanatçıların yaşadıkları soyut anıları izleyenlerle paylaşma isteğinden doğmuş. Venedik Bienali Mimarlık Sergisi, Saatchi Gallery London, Ars Electronica gibi yerlerde sergilenen Onur Sönmez, etkileşim ve ara yüz tasarım ile insan ile makine arasındaki etkileşimlerin araştırılmasıyla ilgileniyor. Motoi Shimizu ise eğlenceli etkileşim ve gerçek dünya merkezli ağlarla ilgileniyor Tokyo merkezli bir developer. İkilinin ortaklıkları ise yine etkileşim üzerine kurulu, değişim ve dönüşümü simgeleyen bir balina metaforundan yola çıkıyor. Hatta metaforundan ilerisine gidip onu deneyimleme imkanı sunuyor. Performansın sesi ise, Athena ve Gözyaşı Çetesi gruplarının davulcusu olarak da tanınan Sinan Tımar’a ait.

Streamline

Teknolojinin sanat ve tasarımla olan ilişkisini Sonar Screen’da 20 dakikalık bir performansla sunan Nohlab, . 2011 yılında Candaş Şişman ve Deniz Kader tarafından kuruldu. Streamline performansıyla, yüzey üzerindeki akışa olan direncin minimuma indirilmesi için tasarlanan formlardan ilham alarak, akışkanların davranış biçimi ve yüzey arasındaki ilişkiyi betimleyen görsel-işitsel bir deneyim sunuyor.

Force Field

Akustik kaldırma kuvvetiyle su damlalarını havaya kaldıran, buharlaştıran ve yeniden şekillendiren Force Field, Amsterdam merkezli Evelina Domnitch ve Dmitry Gelfand’ın imzasını taşıyor. İkilinin sayısal sanatçı Paul Prudence ve akustik fizikçi Alexander Miltsen desteğiyle ürettiği performans; sesin, suyun tarif edilmez fizikselliğinin, göksel ve atomaltı varlıkların rotasyonel dinamiklerinin 3 boyutluluğuna simultane bir biçimde dokunuyor. Çıplak gözle görülmeyen Dalgaların genişlemesi, sesin yükselmesi ve ışık olaayları gibi günlük fenomenler üzerine düşünmeyi ve üretim yapmayı seven ikilinin işleri, gözleme dayanıyor.

RAW

Türkiye’nin en sıra dışı gruplarından Replikas’ın gitaristi Alp Tuğan ile Selçuk Artut’un projesi RAW, ses ve görüntü ham maddelerinin eş zamanlı programlanmasıyla işliyor. Selçuk Artut’un insan ve teknoloji birlikteliği ve Alp Tuğan’ın yaratıcı kodlama, bilgisayar destekli sanatlar, etkileşim tasarımı ve ses sanatları üzerine çalışmalarına paralel olarak etkileşimli tasarım ve üretim üzerine çalışmalar yapan sanatçıların bu projesi, her seferinde heyecan verici üretimler ortaya koyan, süregelen bir yapıda.